Coğrafya

Yüksek Dağ İklimi Nedir? Yükselti ve Bitki Kuşakları

Altta orman, ortada çayır, üstte karlı zirveler: dağ bitki kuşakları
Fotoğraf: Azak umit · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Aynı enlemde, birbirine yakın iki nokta bambaşka iklimlere sahip olabilir — tek koşulla: aralarında yükselti farkı varsa. Dağ iklimi, coğrafyanın dikey eksende işlediği yerdir.

Kısaca: Yüksek dağ ikliminin belirleyicisi enlem değil yükseltidir. Sıcaklık her 100 metrede yaklaşık 0,5–0,6 derece düşer; bu yüzden bir dağa tırmanmak, kuzeye doğru yüzlerce kilometre yol almaya benzer. Sonuç, yamaç boyunca üst üste dizilen bitki kuşaklarıdır. İki sınır bu kuşakları ayırır: ağaçların yetişemediği orman sınırı ve karın yaz boyunca erimediği kalıcı kar sınırı. Bakı da en az yükselti kadar belirleyicidir.

Yukarı Çıkınca Neden Soğur?

Sezgi tersini söyler: yükseldikçe Güneş’e yaklaşırız, öyleyse ısınmalıyız. Gerçekte iki neden soğumayı zorunlu kılar.

Birincisi, havayı ısıtan Güneş değil yeryüzüdür. Güneş ışını atmosferi geçerken onu doğrudan çok az ısıtır; asıl ısınma, ışığı soğuran yeryüzünün havayı alttan ısıtmasıyla olur. Isı kaynağından uzaklaştıkça sıcaklık düşer.

İkincisi, hava yükseldikçe genleşir. Yukarıda basınç düşük olduğu için yükselen hava kütlesi genişler ve genişlerken soğur.

Bu düşüş kabaca düzenlidir: her yüz metrede yaklaşık yarım derece. Bin metre tırmanmak, sıcaklık açısından beş dereceden fazla soğumak demektir.

Dağ İkliminin Diğer Özellikleri

  • Yağış yükseltiyle artar — ama sonsuza kadar değil. Nemli hava yamaç boyunca yükselirken yağış bırakır; belirli bir yükseltiden sonra hava nemini tükettiği için yağış yeniden azalır.
  • Günlük sıcaklık farkı çok büyüktür. Atmosfer ince ve kuru olduğu için gündüz güneş yakıcı, gece ısı kaybı hızlıdır. Yazın gündüz tişörtle gezilen bir yaylada gece don olabilir.
  • Güneş ışınımı serttir. İnce atmosfer, morötesi ışınları daha az süzer; kar da ışığı yansıtarak etkiyi ikiye katlar. Dağda güneş yanığı beklenenden hızlı olur.
  • Basınç ve oksijen azalır. Yaklaşık iki buçuk kilometrenin üzerinde vücut zorlanmaya başlar; yükseklik hastalığı bu yüzden görülür.
  • Rüzgâr güçlüdür. Yüzey sürtünmesi az olduğu için yüksek kesimlerde rüzgâr hızı belirgin biçimde artar; hissedilen sıcaklığı daha da düşürür.

Bitki Kuşakları: Dikey Coğrafya

Sıcaklık yükseltiyle düzenli olarak düştüğü için bitki örtüsü de yamaç boyunca katmanlar hâlinde dizilir. Bir dağın eteğinden zirvesine tırmanmak, iklim kuşakları açısından kutuplara doğru yol almaya benzer.

Tipik sıralama şöyledir: en altta bölgenin genel iklimine ait bitki örtüsü, üzerinde geniş yapraklı ormanlar, daha yukarıda iğne yapraklı ormanlar, sonra bodur çalılar ve dağ çayırları, en üstte ise kayalık ve kalıcı kar.

Bu diziyi iki sınır belirler:

  • Orman sınırı: Ağaçların artık yetişemediği yükselti. Yaz sıcaklığının ağacın büyümesine yetmediği noktadır; sınıra yakın ağaçlar bodurlaşır ve rüzgârın etkisiyle eğik büyür.
  • Kalıcı kar sınırı: Kışın düşen karın yaz boyunca erimediği yükselti. Bu sınırın üzerinde kar birikmeye devam eder ve yeterli kalınlığa ulaşırsa buzul oluşur.

İkisi de sabit değildir: enlem arttıkça her iki sınır da alçalır. Ekvatora yakın dağlarda kar sınırı beş kilometrenin üzerindeyken, kutuplara yakın dağlarda deniz seviyesine iner.

Bakı: Aynı Dağın İki Yüzü

Dağ ikliminde çoğu zaman gözden kaçan etken bakıdır — yani yamacın hangi yöne baktığı.

Kuzey yarım kürede güneye bakan yamaç güneş ışığını daha dik açıyla alır; daha sıcak ve daha kurudur. Kuzeye bakan yamaç ise gölgede kalır, serin ve nemli olur, karı daha geç erir.

Sonuç arazide çıplak gözle görülür: aynı dağın iki yamacında farklı bitki örtüsü, farklı orman sınırı, hatta farklı yerleşim düzeni bulunur. Yerleşimler ve bağlar geleneksel olarak güneye bakan yamaçlarda kurulur; ormanlar kuzey yamaçlarda daha yukarıya çıkar.

Türkiye’de Yüksek Dağ İklimi

Türkiye ortalama yükseltisi fazla olan bir ülkedir; bu nedenle dağ iklimi geniş alanlarda görülür. Doğu Anadolu’nun yüksek platoları, Toroslar’ın üst kesimleri ve Kaçkarlar’ın zirve bölgesi başlıca alanlardır.

Bu iklimin en görünür kültürel sonucu yaylacılıktır: yazın alçak kesimler sıcaklaşıp otlaklar kuruyunca sürüler serin ve yeşil kalan yüksek çayırlara çıkarılır. Yaylacılık bir gelenek olduğu kadar, dikey iklim farkına verilmiş pratik bir yanıttır.

Aynı fark, kış turizminin neden belirli yükseltilerde yoğunlaştığını da açıklar: kar örtüsünün yeterli kalınlıkta ve yeterince uzun süre kalması, ancak belirli bir yükseltinin üzerinde mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular

Yüksek dağ iklimi nedir?

Belirleyicisi enlem değil yükselti olan iklim tipidir. Sıcaklık yükseltiyle düzenli olarak düştüğü için kısa mesafede büyük iklim farkları oluşur ve bitki örtüsü yamaç boyunca katmanlar hâlinde dizilir.

Yükseğe çıkınca neden hava soğur?

İki nedenle. Havayı ısıtan Güneş değil yeryüzüdür; ısı kaynağından uzaklaştıkça sıcaklık düşer. Ayrıca yukarıda basınç düşük olduğu için yükselen hava genleşir ve genleşirken soğur.

Sıcaklık yükseltiyle ne kadar düşer?

Kabaca her yüz metrede yarım derece dolayında. Bin metre tırmanmak sıcaklık açısından beş dereceden fazla soğumak anlamına gelir.

Dağlarda yağış neden belirli bir yükseltiden sonra azalır?

Nemli hava yamaç boyunca yükselirken soğur ve nemini yağış olarak bırakır. Belirli bir yükseltiden sonra hava taşıdığı nemi büyük ölçüde tükettiği için yağış yeniden azalmaya başlar.

Orman sınırı nedir?

Ağaçların artık yetişemediği yükseltidir; yaz sıcaklığının ağacın büyümesine yetmediği noktayı gösterir. Sınıra yakın ağaçlar bodurlaşır ve rüzgârın etkisiyle eğik büyür.

Kalıcı kar sınırı nedir?

Kışın düşen karın yaz boyunca erimediği yükseltidir. Bu sınırın üzerinde kar birikmeye devam eder ve yeterli kalınlığa ulaşırsa buzul oluşur. Enlem arttıkça bu sınır alçalır.

Bakı nedir, neden önemli?

Yamacın hangi yöne baktığıdır. Kuzey yarım kürede güneye bakan yamaç ışığı dik açıyla alır, daha sıcak ve kurudur; kuzeye bakan yamaç serin ve nemlidir. Bu fark aynı dağın iki yüzünde farklı bitki örtüsü ve farklı yerleşim düzeni yaratır.

Yaylacılık neden yapılır?

Yazın alçak kesimler ısınıp otlaklar kuruduğunda sürüler serin ve yeşil kalan yüksek çayırlara çıkarılır. Yaylacılık bir gelenek olduğu kadar, dikey iklim farkına verilmiş pratik bir yanıttır.

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Coğrafya kategorisinden

Tümü →