Coğrafya

Richter mi Moment mi? Deprem Büyüklüğü Nasıl Ölçülür?

Sismograf tamburuna kaydedilmiş deprem dalgalarının çizgisi
Fotoğraf: Z22 · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Her depremden sonra aynı cümle kurulur: “Richter ölçeğine göre 6,2.” Oysa bu ifade en az on yıldır teknik olarak yanlış. Kurumların açıkladığı sayı Richter değil, moment büyüklüğüdür. Aradaki fark yalnızca isim değişikliği de değil — özellikle büyük depremlerde iki ölçek farklı sonuç verir.

Kısaca: Haberlerde “Richter ölçeğine göre” denmesine rağmen bugün kullanılan ölçek moment büyüklüğüdür (Mw). Richter ölçeği 1935’te yalnızca Güney Kaliforniya için geliştirilmişti ve büyük depremlerde doygunlaşır: 8 ile 9 arasındaki farkı ayırt edemez. İkinci kritik ayrım büyüklük ile şiddet arasındadır: büyüklük depremin enerjisidir ve tektir, şiddet ise bir yerdeki etkisidir ve her yerde farklıdır. Bir birim büyüklük artışı yaklaşık 31,6 kat daha fazla enerji demektir.

Richter Ölçeği Neyi Ölçüyordu?

Ölçeği 1935’te Charles Richter, Beno Gutenberg ile birlikte geliştirdi. Amaç mütevazıydı: Güney Kaliforniya’daki depremleri tek bir sayıyla karşılaştırabilmek. Yöntem de doğrudandı — belirli bir sismograf türünün kaydettiği en büyük salınım genliği ölçülüyor, kaynağa olan uzaklığa göre düzeltiliyordu.

Bu yaklaşımın iki sınırı vardı. Birincisi, belirli bir cihaza ve belirli bir bölgenin yer yapısına göre ayarlanmıştı. İkincisi ve daha önemlisi: doygunlaşıyordu. Çok büyük depremlerde kırılma dakikalarca sürer ve yüzlerce kilometre boyunca ilerler, ama sismograf iğnesinin yapabileceği maksimum salınım sınırlıdır. Sonuçta Richter ölçeği 7’nin üzerindeki depremleri birbirinden ayırt edemez hâle gelir; 8 de 9 da benzer bir sayı üretir.

Moment Büyüklüğü (Mw) Nasıl Hesaplanır?

1979’da Thomas Hanks ve Hiroo Kanamori, cihazın gördüğü salınım yerine depremin kendisini ölçen bir yöntem önerdi. Moment büyüklüğü, sismik moment denen fiziksel bir büyüklükten türetilir ve üç şeyin çarpımına dayanır:

  • Kırılan fay alanı — kaç kilometrekarelik yüzey kaydı
  • Ortalama kayma miktarı — bloklar birbirine göre ne kadar yer değiştirdi
  • Kayacın rijitliği — o bölgedeki kayacın kesmeye karşı direnci

Bu üçü doğrudan depremin fiziğini tarif ettiği için ölçek doygunlaşmaz. En büyük depremler de doğru biçimde ölçülebilir. Sayılar küçük ve orta depremlerde Richter’le kabaca uyumlu olduğu için geçiş halkın gözünden kaçtı — ama 7’nin üzerinde iki ölçek belirgin biçimde ayrışır.

Büyüklük ile Şiddet Aynı Şey Değil

En sık karıştırılan nokta budur ve tek cümleyle özetlenebilir: büyüklük depremin kendisine, şiddet ise bulunduğunuz yere aittir.

  • Büyüklük (Mw): Kaynakta boşalan enerjidir. Bir depremin tek bir büyüklüğü vardır; ölçüm nerede yapılırsa yapılsın aynı sonucu vermelidir.
  • Şiddet: Depremin belirli bir noktadaki etkisidir — hissedilme derecesi, hasar, yer değiştiren eşyalar. Aynı depremin şiddeti dış merkezde çok yüksek, 100 km ötede düşük olur.

Şiddet, sismografla değil gözlemle belirlenir ve Mercalli ya da Avrupa’da yaygın olan EMS-98 gibi ölçeklerde Roma rakamlarıyla yazılır. Zemin türü burada belirleyicidir: gevşek alüvyon zemin sarsıntıyı büyütür, sağlam kaya zemin söndürür. Bu yüzden aynı depremde iki mahalle arasında çok farklı hasar tabloları görülebilir.

Bir Birim Artış Ne Demek?

Ölçek logaritmiktir ve bu, sezgilerin yanıldığı yerdir. Büyüklüğün bir birim artması iki ayrı anlama gelir:

  • Sismograftaki salınım genliği 10 kat artar.
  • Boşalan enerji yaklaşık 31,6 kat artar.

Yani 7,0 büyüklüğündeki bir deprem 6,0’dan “biraz güçlü” değil, yaklaşık 32 kat daha fazla enerji boşaltır. İki birim fark ise 1000 katı aşar. 5,0 ile 7,0 arasındaki mesafe, hasarsız bir sarsıntı ile bir kentin yıkımı arasındaki mesafedir.

İlk Açıklanan Sayı Neden Sonra Değişir?

Depremden hemen sonra verilen büyüklük, yalnızca ilk ulaşan dalgalarla yapılan hızlı bir hesaptır. Kırılma büyük depremlerde saniyelerce, hatta dakikalarca sürdüğü için ilk sinyal olayın tamamını içermez. Daha fazla istasyon verisi geldikçe hesap güncellenir ve büyüklük genellikle yukarı doğru düzeltilir.

Bu bir çelişki ya da gizleme değil, ölçüm sürecinin doğasıdır. Farklı kurumların (AFAD, Kandilli, USGS) aynı deprem için 0,1–0,3 fark eden sayılar açıklaması da normaldir: kullandıkları istasyon ağı ve model farklıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Richter ölçeği artık kullanılmıyor mu?

Bilimsel ve kurumsal olarak kullanılmıyor. Bugün açıklanan sayılar moment büyüklüğüdür (Mw). Richter ölçeği 1935’te yalnızca Güney Kaliforniya için geliştirilmişti ve büyük depremlerde doygunlaştığı için terk edildi. Alışkanlıktan dolayı adı haberlerde kullanılmayı sürdürüyor.

Moment büyüklüğü nasıl hesaplanır?

Kırılan fay alanı, blokların ortalama kayma miktarı ve kayacın rijitliğinin çarpımından elde edilen sismik momente dayanır. Cihazın kaydettiği salınım yerine depremin fiziğini ölçtüğü için çok büyük depremlerde bile doygunlaşmaz.

Büyüklük ile şiddet arasındaki fark nedir?

Büyüklük depremin kaynağında boşalan enerjidir ve bir depremin tek bir büyüklüğü vardır. Şiddet ise belirli bir noktadaki etkisidir; hasara ve hissedilme derecesine bakılarak belirlenir ve her yerde farklıdır. Şiddet Roma rakamlarıyla yazılır.

6 ile 7 büyüklüğündeki deprem arasında ne kadar fark var?

Ölçek logaritmiktir. Bir birim artış sismograftaki genliği 10 kat, boşalan enerjiyi ise yaklaşık 31,6 kat artırır. Yani 7,0 büyüklüğündeki bir deprem 6,0’dan yaklaşık 32 kat daha fazla enerji boşaltır.

Neden ilk açıklanan büyüklük sonradan değişiyor?

İlk sayı yalnızca ilk ulaşan dalgalarla yapılan hızlı bir tahmindir. Büyük depremlerde kırılma dakikalarca sürebildiği için ilk sinyal olayın tamamını temsil etmez. Daha çok istasyon verisi geldikçe hesap güncellenir.

Kurumlar neden farklı büyüklük açıklıyor?

AFAD, Kandilli ve USGS gibi kurumlar farklı istasyon ağları ve farklı hesap modelleri kullanır. Bu nedenle aynı deprem için 0,1–0,3 aralığında fark eden sayılar açıklanması olağandır ve bir tutarsızlık göstergesi değildir.

Aynı depremde neden bazı mahalleler daha çok hasar görüyor?

Zemin türü sarsıntıyı doğrudan etkiler. Gevşek alüvyon zeminler sismik dalgaları büyütürken sağlam kaya zeminler söndürür. Buna yapı stoğunun kalitesi eklenince aynı büyüklükteki sarsıntı komşu mahallelerde çok farklı sonuçlar üretebilir.

Deprem büyüklüğünün üst sınırı var mı?

Teorik bir üst sınır yoktur ama pratik bir sınır vardır: büyüklük kırılabilecek fay alanıyla belirlenir. Kaydedilen en büyük deprem 1960 Şili depremidir (Mw 9,5). Türkiye’deki fay uzunlukları böyle bir büyüklüğü desteklemez; buradaki tehlike büyüklükten çok yapı stoğu ve nüfus yoğunluğudur.

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Coğrafya kategorisinden

Tümü →