Her depremden sonra aynı cümle kurulur: “Richter ölçeğine göre 6,2.” Oysa bu ifade en az on yıldır teknik olarak yanlış. Kurumların açıkladığı sayı Richter değil, moment büyüklüğüdür. Aradaki fark yalnızca isim değişikliği de değil — özellikle büyük depremlerde iki ölçek farklı sonuç verir.
Kısaca: Haberlerde “Richter ölçeğine göre” denmesine rağmen bugün kullanılan ölçek moment büyüklüğüdür (Mw). Richter ölçeği 1935’te yalnızca Güney Kaliforniya için geliştirilmişti ve büyük depremlerde doygunlaşır: 8 ile 9 arasındaki farkı ayırt edemez. İkinci kritik ayrım büyüklük ile şiddet arasındadır: büyüklük depremin enerjisidir ve tektir, şiddet ise bir yerdeki etkisidir ve her yerde farklıdır. Bir birim büyüklük artışı yaklaşık 31,6 kat daha fazla enerji demektir.
Richter Ölçeği Neyi Ölçüyordu?
Ölçeği 1935’te Charles Richter, Beno Gutenberg ile birlikte geliştirdi. Amaç mütevazıydı: Güney Kaliforniya’daki depremleri tek bir sayıyla karşılaştırabilmek. Yöntem de doğrudandı — belirli bir sismograf türünün kaydettiği en büyük salınım genliği ölçülüyor, kaynağa olan uzaklığa göre düzeltiliyordu.
Bu yaklaşımın iki sınırı vardı. Birincisi, belirli bir cihaza ve belirli bir bölgenin yer yapısına göre ayarlanmıştı. İkincisi ve daha önemlisi: doygunlaşıyordu. Çok büyük depremlerde kırılma dakikalarca sürer ve yüzlerce kilometre boyunca ilerler, ama sismograf iğnesinin yapabileceği maksimum salınım sınırlıdır. Sonuçta Richter ölçeği 7’nin üzerindeki depremleri birbirinden ayırt edemez hâle gelir; 8 de 9 da benzer bir sayı üretir.
Moment Büyüklüğü (Mw) Nasıl Hesaplanır?
1979’da Thomas Hanks ve Hiroo Kanamori, cihazın gördüğü salınım yerine depremin kendisini ölçen bir yöntem önerdi. Moment büyüklüğü, sismik moment denen fiziksel bir büyüklükten türetilir ve üç şeyin çarpımına dayanır:
- Kırılan fay alanı — kaç kilometrekarelik yüzey kaydı
- Ortalama kayma miktarı — bloklar birbirine göre ne kadar yer değiştirdi
- Kayacın rijitliği — o bölgedeki kayacın kesmeye karşı direnci
Bu üçü doğrudan depremin fiziğini tarif ettiği için ölçek doygunlaşmaz. En büyük depremler de doğru biçimde ölçülebilir. Sayılar küçük ve orta depremlerde Richter’le kabaca uyumlu olduğu için geçiş halkın gözünden kaçtı — ama 7’nin üzerinde iki ölçek belirgin biçimde ayrışır.
Büyüklük ile Şiddet Aynı Şey Değil
En sık karıştırılan nokta budur ve tek cümleyle özetlenebilir: büyüklük depremin kendisine, şiddet ise bulunduğunuz yere aittir.
- Büyüklük (Mw): Kaynakta boşalan enerjidir. Bir depremin tek bir büyüklüğü vardır; ölçüm nerede yapılırsa yapılsın aynı sonucu vermelidir.
- Şiddet: Depremin belirli bir noktadaki etkisidir — hissedilme derecesi, hasar, yer değiştiren eşyalar. Aynı depremin şiddeti dış merkezde çok yüksek, 100 km ötede düşük olur.
Şiddet, sismografla değil gözlemle belirlenir ve Mercalli ya da Avrupa’da yaygın olan EMS-98 gibi ölçeklerde Roma rakamlarıyla yazılır. Zemin türü burada belirleyicidir: gevşek alüvyon zemin sarsıntıyı büyütür, sağlam kaya zemin söndürür. Bu yüzden aynı depremde iki mahalle arasında çok farklı hasar tabloları görülebilir.
Bir Birim Artış Ne Demek?
Ölçek logaritmiktir ve bu, sezgilerin yanıldığı yerdir. Büyüklüğün bir birim artması iki ayrı anlama gelir:
- Sismograftaki salınım genliği 10 kat artar.
- Boşalan enerji yaklaşık 31,6 kat artar.
Yani 7,0 büyüklüğündeki bir deprem 6,0’dan “biraz güçlü” değil, yaklaşık 32 kat daha fazla enerji boşaltır. İki birim fark ise 1000 katı aşar. 5,0 ile 7,0 arasındaki mesafe, hasarsız bir sarsıntı ile bir kentin yıkımı arasındaki mesafedir.
İlk Açıklanan Sayı Neden Sonra Değişir?
Depremden hemen sonra verilen büyüklük, yalnızca ilk ulaşan dalgalarla yapılan hızlı bir hesaptır. Kırılma büyük depremlerde saniyelerce, hatta dakikalarca sürdüğü için ilk sinyal olayın tamamını içermez. Daha fazla istasyon verisi geldikçe hesap güncellenir ve büyüklük genellikle yukarı doğru düzeltilir.
Bu bir çelişki ya da gizleme değil, ölçüm sürecinin doğasıdır. Farklı kurumların (AFAD, Kandilli, USGS) aynı deprem için 0,1–0,3 fark eden sayılar açıklaması da normaldir: kullandıkları istasyon ağı ve model farklıdır.



