Fiyort, dünyanın en dramatik kıyı biçimlerinden biridir: yüzlerce metre yükselen dik duvarlar, dar ve uzun bir deniz kolu, duvarlardan doğrudan denize dökülen şelaleler. Bu görüntünün ardında tek bir aktör var — buzul.
Kısaca: Fiyort, bir buzulun oyduğu vadinin buzul çekildikten sonra deniz suyuyla dolmasıdır. Buzul çok ağır olduğu için tabanı deniz seviyesinin altına kadar kazabilir; bu yüzden fiyortlar olağanüstü derindir ve kesitleri U biçimlidir. Ağızlarında ise buzulun aşındırma gücünü yitirdiği sığ bir eşik bulunur. Türkiye’de fiyort yoktur — Ege kıyıları ria tipidir, yani buzul değil akarsu vadilerinin sular altında kalmasıyla oluşmuştur.
Buzul Vadiyi Nasıl Oyar?
Akarsu, yatağının en derin çizgisini izleyerek dar bir kesit açar; bu yüzden akarsu vadileri V biçimlidir. Buzul ise vadiyi doldurur ve yalnızca tabanı değil yanları da aşındırır. Sonuç, geniş tabanlı ve dik yamaçlı U biçimli bir vadidir.
Buzulun aşındırma gücü iki mekanizmadan gelir: tabanına donmuş kaya parçaları zemini rendeler, buzun ağırlığı da kaya bloklarını yerinden söker. Buz kütlesi çok ağır olduğu için taban basıncı çok yüksektir ve buzul, akarsuyun asla yapamayacağı bir şeyi yapar: deniz seviyesinin altına kadar kazmayı sürdürür. Su yerçekimiyle akar ve deniz seviyesinin altına inemez; buz ise kendi ağırlığıyla akan bir kütle olduğu için bu sınıra takılmaz.
Vadi Denize Nasıl Dönüşür?
Buzul çağı sona erip buzullar geri çekildiğinde iki şey aynı anda gerçekleşti: derin U vadiler boşta kaldı ve eriyen buzullar nedeniyle deniz seviyesi yükseldi. Deniz, tabanı zaten kendi seviyesinin altında olan bu vadileri doldurdu. Ortaya çıkan uzun ve derin deniz koluna fiyort denir.
Fiyortların en şaşırtıcı özelliği derinlik dağılımıdır: içeride çok derin, ağızda sığdırlar. Ağızdaki bu sığ çıkıntıya eşik denir ve buzulun denize ulaşıp yüzmeye başladığı, dolayısıyla tabanı artık kazıyamadığı noktayı işaret eder.
Eşiğin ekolojik bir sonucu vardır: açık denizle su alışverişini sınırlar. Bu nedenle bazı fiyortların derin sularında oksijen yenilenmesi zayıftır ve dip suları uzun süre durgun kalabilir.
Fiyortlar Nerede Bulunur?
Fiyort oluşması için iki koşul gerekir: geçmişte kalın buzul örtüsü ve buzulun kesebileceği dağlık bir kıyı. Bu ikisi yalnızca belirli enlemlerde bir araya gelir:
- Norveç — dünyanın en bilinen fiyort kıyısı; “fiyort” sözcüğü de İskandinav dillerinden gelir.
- Şili (Patagonya), Yeni Zelanda (güneybatı kıyısı), Grönland, Alaska ve Kanada’nın batı kıyısı
- İskoçya ve İzlanda kıyıları
Listenin kuzey ve güney yarım kürenin yüksek enlemlerinde toplanması tesadüf değildir: fiyort, geçmişteki buzullaşmanın haritasıdır.
Ria Kıyı ile Farkı
Girintili çıkıntılı her kıyı fiyort değildir. Deniz seviyesi yükseldiğinde akarsu vadileri de sular altında kalır ve benzer görünen koylar oluşturur. Bunlara ria kıyı denir. İki biçim şu noktalarda ayrılır:
- Oluşturan etken: Fiyortta buzul, riada akarsu.
- Kesit: Fiyort U biçimli ve dik duvarlıdır; ria V biçimlidir ve kıyıdan içeri doğru yumuşakça daralır.
- Derinlik: Fiyort olağanüstü derindir; ria sığdır ve genellikle içeri doğru giderek sığlaşır.
Bu ayrım Türkiye için doğrudan geçerlidir. Türkiye’de fiyort yoktur, çünkü kıyı bölgeleri buzul çağında bu ölçekte bir buz örtüsüyle kaplanmadı. Ege kıyılarının girintili çıkıntılı yapısı ria tipidir: doğu-batı doğrultulu vadiler ve aralarındaki sıradağlar, deniz seviyesi yükselince kısmen sular altında kalmış, vadiler körfezlere, dağ sıraları da yarımada ve adalara dönüşmüştür.
Bu jeolojik farkın günlük hayatta bir karşılığı da var: Ege kıyısının sığ, korunaklı ve çok sayıda koya bölünmüş yapısı — yani bölgenin denizciliğe ve turizme elverişliliği — doğrudan bu ria yapısından gelir.



