Şehirler

Rio’nun Ormanı Neden Elle Dikildi?

Rio’da denizden görünen Şeker Somunu; granit kütlenin çıplak ve yuvarlak yüzeyi
Fotoğraf: Fabianni Luiz Ribeiro · CC BY-SA 3.0 · Wikimedia Commons

Deniz ile dik kayalıkların arasına sıkışmış bir şehir. Bu görüntüyü oluşturan üç şey var ve üçü de ilk bakışta göründüğünden farklı: kayaların biçimi, şehrin düz alanı ve tepelerdeki orman.

Kısaca: Rio’yu çevreleyen o yuvarlak granit kayalar, üstlerindeki örtü aşınınca basınçtan kurtulup kabuk kabuk dökülerek bu biçimi aldı. Dağ ile deniz arasına sıkışan şehir düz alan bulmak için bir tepeyi tamamen kaldırdı. En şaşırtıcısı ise ormanı: kahve tarlaları yüzünden yok olan ve şehrin suyunu tehlikeye atan orman, 19. yüzyılda elle yeniden dikildi.

Kayalar Neden Yuvarlak?

Şehri çevreleyen kayalar sivri değil, kubbe biçimlidir: tepesi yuvarlak, yanları dik, yüzeyi çıplak. Bu biçim, aşınmanın sıradan bir sonucu değildir.

Bu kayalar granit ve benzeri sert taşlardır ve yerin derinliğinde oluşmuşlardır. Orada, üzerlerinde kilometrelerce kalınlıkta kaya vardır; yani muazzam bir basınç altında katılaşmışlardır.

Milyonlarca yıl içinde üstteki örtü aşınır ve taşınır. Derindeki granit kütlesi yüzeye yaklaştıkça üzerindeki yük azalır — ve yük azalınca kaya hafifçe genleşir.

Genleşme, yüzeye paralel çatlaklar üretir. Kaya, yüzeyine paralel kabuklara ayrılır ve bu kabuklar zamanla dökülür. Soğanın zarları gibi, dıştan içe doğru soyulan bir kütle oluşur.

Kabuklar köşeli değil, kütlenin biçimine uyan kavisli levhalar hâlinde ayrılır. Bu yüzden ortaya çıkan form yuvarlak olur. Aynı süreç dünyanın başka yerlerinde de aynı görüntüyü üretir.

Bir sonuç daha vardır: bu yüzeyler çok diktir ve toprak tutmaz. Bu nedenle kayaların üzeri çıplak kalır; bitki ancak çatlaklarda tutunur.

Bir Tepe Tamamen Kaldırıldı

Bu coğrafya şehre ciddi bir sorun yaratır: düz alan yoktur. Kıyı şeridi dardır, arkası hemen dikleşir ve yerleşim ancak koylar arasındaki küçük düzlüklere sığar.

Şehir büyüdükçe bu kısıt dayanılmaz hâle geldi. 20. yüzyılın başında alınan karar bugün şaşırtıcı gelir: merkezdeki tepelerden biri tamamen kaldırıldı.

Gerekçeler bir aradaydı. Tepe, deniz esintisinin şehre girmesini engelliyordu; üzerindeki eski ve yoğun mahalle sağlıksız sayılıyordu; ve şehrin düz araziye ihtiyacı vardı.

Tepe su püskürtülerek ve kazılarak sökülüp taşındı. Çıkan milyonlarca metreküp malzeme çöpe gitmedi: kıyıya dolgu olarak serildi ve denizden yeni bir düzlük kazanıldı.

Yani şehir, bir tepeyi alıp denize taşıyarak kendine arazi üretti. Bugün o dolgunun üzerinde meydanlar, yollar ve bir havaalanı var.

İşlem o zaman da tartışmalıydı ve bugün daha çok tartışılıyor: tepeyle birlikte tarihî bir mahalle ve ilk yerleşimin izleri de ortadan kalktı. Kazanılan arazinin bedeli, yok edilen katmandı.

Kahve, Su ve Dikilen Orman

Şehrin içindeki geniş orman, dokunulmadan kalmış bir doğa parçası sanılır. Gerçekte bir onarım projesidir.

19. yüzyılda bölgede kahve üretimi hızla yayıldı. Kahve, yamaçlarda iyi yetişiyordu; bu yüzden şehrin arkasındaki tepeler ormandan temizlenip plantasyona çevrildi.

Sonuç birkaç on yıl içinde ortaya çıktı: şehrin suyu azaldı. Çünkü orman, bir yamaçta suyu tutan asıl yapıdır.

Mekanizma şöyle işler. Ormanlı bir yamaçta yağmur önce yapraklara düşer, hızı kırılır; sonra ölü örtüye ve gözenekli toprağa süzülür; oradan yavaşça yeraltına ve kaynaklara iner. Su, yamaçta geciktirilir.

Örtü kaldırıldığında yağmur doğrudan çıplak toprağa çarpar. Toprak sıkışır, su içeri giremez ve yüzeyden akıp gider. Sonuç iki yönlüdür: yağmurda sel, kurak dönemde kaynak kuruması.

Bunun üzerine alınan karar dönemi için sıra dışıdır: plantasyonlar kamulaştırıldı ve tepelere yeniden ağaç dikilmeye başlandı. İş, birkaç kişilik ekiplerle, fidan fidan yürütüldü ve on yıllar sürdü.

Bugün şehrin içindeki bu geniş orman, dünyanın en büyük kent ormanlarından biri sayılıyor — ve büyük bölümü elle kurulmuş durumda.

Buradaki ders bu sitede başka yazılarda da karşımıza çıktı: bitki örtüsü bir süs değil, su altyapısının parçasıdır. Ormanı kaldıran şehir, kısa süre sonra suyunu arar.

Yamaçlar Neden Yerleşime Açıldı?

Şehrin en bilinen özelliklerinden biri, yoksul mahallelerin dik yamaçlarda olmasıdır. Çoğu şehirde durum tersidir: yüksek ve manzaralı yerler pahalıdır.

Nedeni maliyetle ilgilidir. Dik bir yamaca yol açmak, su ve kanalizasyon getirmek, temel kazmak ve malzeme taşımak çok pahalıdır. Resmî yapı üretimi bu alanları uzun süre atladı.

Boş kalan bu araziler, merkeze yürüme mesafesinde ucuz barınak arayan nüfus tarafından kendi imkânlarıyla yerleşildi. Yani yamaçlar tercih edildiği için değil, geriye kalan tek yer olduğu için doldu.

Bunun ağır bir sonucu var. Dik yamaçta, ağaç örtüsü kaldırılmış ve drenajı olmayan zemin, şiddetli yağışta kayar. Şehirde yaşanan can kayıplarının önemli bölümü heyelan kaynaklıdır.

Böylece yazının üç parçası birleşir: aynı dik granit coğrafya, hem şehri düz alan üretmeye zorladı, hem ormanın neden gerekli olduğunu gösterdi, hem de en risksiz araziyi en pahalı hâle getirdi.

Sıkça Sorulan Sorular

Rio’daki kayalar neden yuvarlak?

Bu granit kütleleri yerin derinliğinde, büyük basınç altında katılaştı. Üstteki örtü aşınıp yük azalınca kaya hafifçe genleşti ve yüzeyine paralel kabuklara ayrıldı; kabuklar soğan zarı gibi döküldükçe kubbemsi bir biçim ortaya çıktı.

Kayaların üzeri neden çıplak?

Bu yüzeyler çok dik olduğu için toprak tutmaz; bitki ancak çatlaklarda tutunabilir.

Bir tepe gerçekten tamamen kaldırıldı mı?

Evet. 20. yüzyılın başında merkezdeki tepelerden biri su püskürtülerek ve kazılarak sökülüp taşındı. Gerekçeler bir aradaydı: tepe deniz esintisini kesiyordu, üzerindeki yoğun mahalle sağlıksız sayılıyordu ve şehrin düz araziye ihtiyacı vardı.

Çıkan malzeme ne oldu?

Kıyıya dolgu olarak serildi ve denizden yeni bir düzlük kazanıldı. Şehir bir tepeyi alıp denize taşıyarak kendine arazi üretti; bugün o dolgunun üzerinde meydanlar, yollar ve bir havaalanı var.

Şehrin ormanı neden yeniden dikildi?

Çünkü 19. yüzyılda yamaçlar kahve plantasyonu için ormandan temizlenince şehrin suyu azaldı. Plantasyonlar kamulaştırıldı ve tepelere fidan fidan yeniden ağaç dikildi; iş on yıllar sürdü.

Orman suyu nasıl tutuyor?

Ormanlı yamaçta yağmur önce yapraklara düşüp hızını kaybeder, sonra ölü örtüye ve gözenekli toprağa süzülür, oradan yavaşça kaynaklara iner. Örtü kaldırılınca yağmur çıplak toprağa çarpar, toprak sıkışır ve su yüzeyden akıp gider: yağmurda sel, kurakta kaynak kuruması.

Yoksul mahalleler neden yamaçlarda?

Dik yamaca yol açmak, su ve kanalizasyon getirmek, temel kazmak çok pahalıdır; resmî yapı üretimi bu alanları uzun süre atladı. Boş kalan araziler merkeze yakın ucuz barınak arayanlarca dolduruldu. Yamaçlar tercih edildiği için değil, geriye kalan tek yer olduğu için yerleşildi.

Bunun riski ne?

Dik yamaçta ağaç örtüsü kaldırılmış ve drenajı olmayan zemin şiddetli yağışta kayar. Şehirde yaşanan can kayıplarının önemli bölümü heyelan kaynaklıdır.

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şehirler kategorisinden

Tümü →